SELAMLIQUE MARKA İSMİ NEREDEN GELİYOR?
Sevdiğim ve ilgimi çeken markalardan biri olan Selamlique, ile ilk karşılaşmam İstanbul’un en eski avmlerinden biri olan Akmerkez’deydi. Küçük bir kahve dükkanıydı ve dikkat çekiciydi. Bir kafe değildi, öyleyse sadece bir kahveci miydi? Sıradan bir kahveci gibi durmuyordu ve oldukça butik bir kahveci izlenimi taşıyordu.
Ben Nergis, markalara ve hikayelerine, ilham kaynaklarına merak ve ilgi duyan biriyim. Bu yazımda Selamlique markasını araştırıyorum. Keyifli okumalar.
Markaya, Selamlique isminin verilmesinde Osmanlı İmparatorluğu dönemi terminolojisindeki “selamlık” kelimesinden ilham alındığını aktarıyor markanın sitesindeki hikayemiz kısmında. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki konutlarda erkekler için ayrılan bölüme “selamlık” denirmiş. Erkekler bu odada misafirlerini ağırlar, devlet mevzularını konuşurmuş. Selamlık, saraylarda ve zengin ve yönetici sınıfın evlerinde bulunurmuş. Aslında bu odalar sosyal statü göstergesinin, zerafetinin ve ikram kültürünün de bir parçasıymış.
Harem ise konutta kadın için ayrılan bölüm olarak tanımlanıyor. Haremlique ise zaten Selamlique markasının kurucularının; Caroline Koç ile Banu Yentür’ün ev tekstili üzerine olan bir diğer markası. Osmanlı geleneğindeki selamlık kavramında, evin efendisinin misafirlerini ağırlamak için var olan bir oda olduğu göze çarpıyor. Bu durumun temelinde ise islamiyetin de etkisiyle geleneğe yerleşen “mahremiyet” olgusu yer almakta. Kahve satışı temelli bir markaya bu ismin koyuluşunda osmanlıdaki beyefendilerin selamlık adı verilen bir odada ziyaretçilerine kahve ikram etme kültürünün bir payı olsa gerek. Zira 17. yüzyıldan itibaren, kahve konakların selamlık odalarında da ikramın en itibarlı unsuru hâline gelmiş. Kahve sunumları genellikle özel zarflarda (kahve fincanlarının kulpsuz olarak yapıldığı dönemlerde, ince fincanların tutulabilmesi maksadıyla içine yerleştirildiği küçük kadeh), gümüş tepsilerde, yanında lokum veya şerbet ile yapılırmış. Hatta, selamlıklarda görevli kahveci usta ya da kahvecibaşı bulunmakla birlikte sarayda bu görev bir rütbeymiş.
Bana göre ilginç kısım ise, iki değerli kadının bu isimle markayı kurmuş olması. Sitelerinin hikayemiz kısmında isimlerini şöyle açıklıyorlar:
“Selamlique ismi, geleneksel Türk evlerinin, ziyaretçilerin ağırlandığı selamlık bölümünden gelmektedir. Bu alan haremden ayrılmış ve adını Türkçe selamlama anlamına gelen "selam" sözcüğünden almıştır. Bu ilişkiyi, özellikle sohbet ve tatlı içeren Türk kahvesi içmenin sosyal gelenekleriyle ilişkilendirdik.”
Markanın ismi hakkındaki açıklama oldukça genel ve bir sentez maiyetinde. Erkek hegemonyasının hakim olduğu bir dünyadan gelmesinin ve marka isminin erkekler için ayrılmış bir odaya ve yine erkek ziyaretçilere ayrılmış bir yere verilen isim olması dışında başka bir eksik yok. Öte yandan ismin Fransızcalaştırılması da ayrı bir dikkat çekici yanı. Zira Osmanlı kültürü ve geleneğini yaşatma vizyonunun üstünü bir tık çiziyor sanki. Bunu da belirtmeden geçemedim.
Çok zengin bir kültür ve geleneğe sahip olan atalarımızı yaşatmak ve onları yad etmek adına kurulan her bir marka oldukça manidar her birimiz için. Ancak bu geleneğe ve onu yaşatmaya tam anlamıyla ne kadar sadık kaldığımızı sorguluyorum. Ülkemizin ileri gelen isimlerinin değerli çabaları ve girişimleriyle yaratılan markalardan biri olan Selamlique markasını incelemeye bir sonraki yazı serimde devam edeceğim.
Her türlü bilgiye ve yoruma açık olduğumu belirtmek ve siz okuyucularımdan gelen yorumları ilgi ve merakla beklediğimi de son söz olarak eklemek isterim.
Sevgiyle kalın….
![]() |
Jean‑Léon Gérôme — “Cafe House, Cairo (Casting Bullets) |
![]() |
Osman Hamdi Bey — “Kahve Ocağı” |
![]() |
The Chester Beatty Library koleksiyonu: “Coffee-house” 17. yüzyıl başları, bir Osmanlı kahvehanesinin minyatürü |
KAYNAKÇA
https://selamlique.com/pages/hikayemiz?
Demirarslan, Deniz. “Osmanlı Barınma Kültüründe Harem Olgusu ve Mekân Tasarımına Etkileri.” AYK Dergi, cilt 1, sayı 1, 2015, ss. 221-234. Aile ve Çalışma Bakanlığı Aile Araştırmaları Kurumu, https://ayk.gov.tr/wp-content/uploads/2015/01/DEM%C4%B0RARSLAN-Deniz-OSMANLI-BARINMA-K%C3%9CLT%C3%9CR%C3%9CNDE-HAREM-OLGUSU-VE-MEK%C3%82N-TASARIMINA-ETK%C4%B0LER%C4%B0.pdf
Eldem, Sedad Hakkı. Türk Evi: Osmanlı Dönemi. İstanbul: TAÇ Vakfı, 1984.
Kuban, Doğan. Osmanlı Mimarisi. İstanbul: YEM Yayın, 2007, s. 527–530.
Ergin, Osman Nuri. Mecelle-i Umur-ı Belediye. İstanbul, 1995, cilt 2.
Uzunçarşılı, İsmail Hakkı. Osmanlı Saray Teşkilâtı. Ankara: TTK, 1988, s. 249–253.
Faroqhi, Suraiya. Subjects of the Sultan: Culture and Daily Life in the Ottoman Empire. London: I.B. Tauris, 2000, s. 135–137.
Quataert, Donald. Ottoman Manufacturing in the Age of the Industrial Revolution. Cambridge University Press, 1993, s. 192 (kahve tüketimi ve sınıfsal ritüeller).
Karababa, Emine & Ger, Güliz. “Early Modern Ottoman Coffeehouse Culture and the Formation of the Consumer Subject.” Journal of Consumer Research 37, no. 5 (2011): 737–760.



Yorumlar
Yorum Gönder